2 yaş sendromu, çocuğun bağımsızlaşma isteğinin belirginleştiği gelişim dönemlerinden biridir. Peki 2 yaş sendromu ne zaman başlar, ne kadar sürer ve ebeveynler bu dönemde nasıl davranmalıdır?
Konular
2 yaş sendromu genellikle 18–24 ay civarında belirginleşmeye başlayan ve çocuğun bağımsızlık isteğinin arttığı doğal bir gelişim dönemini tanımlamak için kullanılan popüler bir ifadedir. Her çocukta aynı zamanda başlamaz ve aynı şekilde yaşanmaz. Bazı çocuklarda 18. ay civarında “hayır” deme, istediği olmayınca ağlama, öfke nöbetleri ve sınırları test etme davranışları belirginleşebilir.
Bu dönemin kesin bir bitiş tarihi de yoktur. Dil becerileri ve duyguları düzenleme kapasitesi geliştikçe öfke nöbetleri çoğunlukla azalır. NHS, 4 yaşına gelindiğinde tantrumların çok daha az görüldüğünü belirtiyor.
Dolayısıyla “2 yaş sendromu” çocuğun sorunlu veya söz dinlemeyen biri olduğu anlamına gelmez. Çocuk bir yandan kendi kararlarını vermeyi keşfederken diğer yandan hayal kırıklığı, öfke ve bekleme gibi güçlü duygularını yönetmeyi henüz öğrenmektedir.
Önemli: Bu yazı genel gelişim bilgisi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Çocuğun gelişimi veya davranışları konusunda endişe varsa çocuk doktorundan değerlendirme alınmalıdır.
“2 yaş sendromu” tıbbi bir hastalık veya tanı değildir. İngilizcede sık kullanılan “terrible twos” ifadesinin Türkçede yaygınlaşmış karşılığıdır.
Aslında bu dönemde oldukça önemli bir gelişme yaşanır:
Çocuk kendisinin ayrı bir birey olduğunu keşfetmektedir.
Ne giyeceğine karar vermek, istediği oyuncağı almak, kendi başına yemek yemek veya gitmek istediği yönü seçmek isteyebilir.
Fakat küçük bir sorun vardır.
Çocuğun istekleri hızla gelişirken, konuşma, dürtü kontrolü ve duyguları yönetme becerileri aynı hızda gelişmeyebilir.
Bu nedenle yetişkin için küçük görünen bir olay çocuk için büyük bir hayal kırıklığına dönüşebilir.
Örneğin istediği bardağın verilmemesi bile ağlama veya öfke nöbetine yol açabilir.
Amerikan Pediatri Akademisi, iki yaş civarında çocukların sınırları test etmelerinin ve öfke ile hayal kırıklığını ağlama, vurma veya bağırma gibi davranışlarla gösterebilmelerinin gelişimin bir parçası olabileceğini açıklıyor.
Adında “2 yaş” geçmesine rağmen çocuğun ikinci doğum gününde başlayan bir süreç değildir.
Belirtiler bazı çocuklarda yaklaşık 18 aylıkken görülmeye başlayabilir.
NHS de 18 ay civarında çocukların daha fazla öfke nöbeti ve hayal kırıklığı gösterebildiğini belirtiyor.
Bu dönemde çocuk hareket kabiliyeti kazanmış, çevresini keşfetmeye başlamış ve kendi seçimlerini yapmak istemektedir.
18 aylık bir çocuğun sık sık “hayır” demesi de her zaman inatçılık anlamına gelmez. Amerikan Pediatri Akademisi bunu çocuğun gelişmekte olan seçim yapma ve bağımsızlık duygusunun bir göstergesi olarak açıklıyor.
Evet.
Yaklaşık 18 aylık bir çocukta öfke nöbetleri, bağımsız davranma isteği ve “hayır” tepkisinin artması görülebilir.
Dolayısıyla “Daha iki yaşına gelmedi, neden böyle davranıyor?” diye düşünüyorsanız bunun gelişimsel bir açıklaması olabilir.
Her çocuk aynı davranışları göstermez. Çocuğun mizacı, dil gelişimi, günlük rutini ve çevresindeki değişiklikler sürecin nasıl yaşandığını etkileyebilir.
Bu dönemde görülebilecek davranışlardan bazıları şunlardır:
NHS, küçük çocuklarda vurma ve ısırmanın da görülebildiğini; bunun çocuğun ileride saldırgan biri olacağı anlamına gelmediğini belirtiyor.
Burada davranışın kendisinden çok neden ortaya çıktığını anlamaya çalışmak önemlidir.
Aslında “inat” dediğimiz davranışların önemli bir bölümü çocuğun bağımsızlık arayışından kaynaklanabilir.
Çocuk:
“Ben yapacağım.”
“Ben seçeceğim.”
“Ben istemiyorum.”
demeyi keşfetmektedir.
Fakat her istediğinin gerçekleşemeyeceğini henüz anlamlandırmakta zorlanabilir.
Bir yetişkin markette istediği ürünü alamadığında bunu kolaylıkla kabul edebilir. İki yaşındaki bir çocuk içinse aynı durum çok daha büyük bir hayal kırıklığı olabilir.
Çünkü duyguyu hisseder ama onu yönetme becerisi henüz gelişmektedir.
NHS bunu oldukça güzel açıklıyor: küçük çocukların büyük duyguları vardır ancak bunları ifade etmekte ve düzenlemekte zorlanabilirler. Öfke nöbeti bazen çocuğun bu yoğun duygularla baş etmek için yardıma ihtiyaç duyduğunun göstergesidir.
Her öfke nöbetinin arkasında “istediğini yaptırma” amacı olmayabilir.
Bazen neden çok daha basittir:
Açlık.
Yorgunluk.
Uykusuzluk.
Hayal kırıklığı.
Kıskançlık.
Rutin değişikliği.
İstediğini anlatamamak.
NHS de açlık ve yorgunluğu tantrumları tetikleyebilecek yaygın nedenler arasında gösteriyor.
Bu nedenle çocuğun davranışına yalnızca “inat ediyor” şeklinde bakmak yerine önce:
“Şu anda neye ihtiyacı olabilir?”
diye düşünmek bazen bütün tabloyu değiştirebilir.
Amaç çocuğun hiç öfkelenmemesini sağlamak değildir.
Amaç, zaman içerisinde duygularını daha sağlıklı biçimde yönetmeyi öğrenmesine yardımcı olmaktır.
Çocuk bağırırken yetişkinin de bağırması çoğu zaman durumu büyütür.
Çocuk henüz duygularını düzenlemeyi öğrenmektedir ve yetişkinin davranışını model olarak görür.
Basit cümleler kullanabilirsiniz:
“Çok kızdığını görüyorum.”
“Oyuncağı alamadığın için üzüldün.”
“Biraz daha oynamak istiyordun.”
Bu, çocuğun zamanla yaşadığı duyguyu kelimelerle ilişkilendirmesine yardımcı olabilir.
Her şeyi çocuğun seçmesi mümkün değildir.
Ama güvenli konularda iki seçenek sunulabilir:
“Beyaz tişörtünü mü, sarı tişörtünü mü giymek istersin?”
“Önce kitabı mı okuyalım, dişlerimizi mi fırçalayalım?”
Amerikan Pediatri Akademisi de tantrum döneminde küçük ve yönlendirilmiş seçenekler sunmanın çocuğa bir miktar kontrol hissi verebileceğini belirtiyor.
Bugün yasak olan bir davranış yarın ağladığı için serbest hale gelirse çocuk sınırı anlamakta zorlanabilir.
Kuralların yaşına uygun, basit ve mümkün olduğunca tutarlı olması önemlidir.
AAP, küçük çocuklarda olumlu davranışları fark edip övmeyi, gerektiğinde dikkatlerini başka bir etkinliğe yönlendirmeyi ve bakım verenlerin temel kurallarda tutarlı davranmasını öneriyor.
Öncelikle çocuğun güvenliğini sağlayın.
Kendisine veya başkasına zarar verebilecek bir davranış varsa bunu sakin fakat net biçimde durdurun.
Örneğin:
“Kızabilirsin ama vuramazsın.”
gibi kısa bir cümle kullanılabilir.
Uzun açıklamalar için öfke nöbetinin ortası genellikle en uygun zaman değildir.
Çocuk sakinleştikten sonra konuşmak daha verimli olabilir.
Tantrum henüz başlamadan önce dikkatini başka bir etkinliğe yönlendirmek de bazı durumlarda işe yarayabilir. NHS ve AAP, dikkat dağıtma/yönlendirme yöntemlerini küçük çocuklarda kullanılabilecek stratejiler arasında gösteriyor.
Çocuğun davranışları yetişkinin sabrını gerçekten zorlayabilir.
Ancak özellikle şu davranışlardan kaçınmak önemlidir:
Fiziksel ceza vermek
Çocuğu aşağılamak
“Sen çok kötü bir çocuksun” gibi kişiliğini hedef alan ifadeler kullanmak
Bağırarak karşılık vermek
Her öfke nöbetinde istediğini vermek
Başka çocuklarla kıyaslamak
Davranış ile çocuğun kişiliğini birbirinden ayırmak gerekir.
“Sen kötüsün” yerine:
“Vurmak doğru değil.”
demek çok farklı bir mesaj verir.
AAP de çocuklara vurma, ısırma veya tekmeleme gibi davranışların kabul edilemez olduğunu öğretirken yetişkinlerin şiddet içermeyen davranışları modellemesini öneriyor.
Bunun herkes için geçerli kesin bir tarihi yoktur.
Çocuğun konuşma becerileri, dürtü kontrolü ve duygularını ifade edebilme kapasitesi geliştikçe davranışların yoğunluğu genellikle azalır.
CDC’nin gelişim materyallerinde tantrumların çocuk büyüdükçe daha kısa ve daha seyrek hale gelmesinin beklendiği belirtiliyor. NHS ise 4 yaş civarında öfke nöbetlerinin çok daha az yaygın olduğunu ifade ediyor.
Bu nedenle bazı çocuklarda süreç 3 yaş civarında belirgin şekilde hafiflerken bazılarında birtakım davranışlar daha uzun süre devam edebilir.
Önemli olan yalnızca çocuğun takvim yaşı değil, davranışların sıklığı, şiddeti ve günlük yaşam üzerindeki etkisidir.
Bazı öfke nöbetleri 3 yaşında da görülebilir.
Çocukların dil becerileri geliştikçe ihtiyaçlarını ve duygularını ifade etmeleri kolaylaşır. NHS, konuşma geliştikçe tantrumların daha az görülme eğiliminde olduğunu belirtiyor.
Ancak çocukların gelişim hızları birbirinden farklıdır.
Bu nedenle yalnızca “3 yaşına geldi ama hâlâ öfkeleniyor” diye tek başına bir sorun olduğu sonucuna varmak doğru değildir.
Her öfke nöbeti gelişimsel bir problem anlamına gelmez.
Ancak davranışların çok sık, uzun süreli veya çok şiddetli olması, çocuğun kendisine ya da çevresindekilere düzenli olarak zarar vermesi veya gelişimin diğer alanlarında da kaygı uyandıran durumların bulunması halinde çocuk doktoruyla görüşmek uygun olur.
Özellikle çocuğun daha önce kazandığı bir beceriyi kaybetmesi veya gelişimiyle ilgili başka endişelerin bulunması durumunda beklemek yerine değerlendirme alınmalıdır. CDC, gelişimsel dönüm noktaları konusunda endişe varsa çocuğun doktoruyla görüşülmesini öneriyor.
Evet, bazı çocuklarda yaklaşık 18 ay civarında öfke nöbetleri ve bağımsızlık davranışları belirginleşebilir.
Edebilir. Tantrumlar özellikle 1–3 yaş arasında yaygındır ve dil ile öz düzenleme becerileri geliştikçe genellikle azalır.
Bazı davranışlar devam edebilir; ancak NHS’ye göre öfke nöbetleri 4 yaş civarında çok daha az yaygın hale gelir.
Bu yaşlarda sık görülebilir. “Hayır” demek çocuğun seçim yapmayı ve bağımsızlığını keşfetmesinin bir parçası olabilir.
Hayır. “2 yaş sendromu” tıbbi bir hastalık veya resmi tanı değildir; küçük çocuklarda bağımsızlaşma, sınırları test etme ve duyguları düzenlemeyi öğrenme dönemini tarif etmek için kullanılan yaygın bir ifadedir.
İçeriğin hazırlanmasında NHS – Toddler emotions, NHS – Temper tantrums, American Academy of Pediatrics – HealthyChildren.org ve CDC gelişimsel dönüm noktaları kaynaklarından yararlanılmıştır.