Konular
Türkiye’de üretim yapılan birçok sanayi atölyesinde, zamanla biriken hurda metaller gözle görülür bir hacme ulaşır. Çelik bunların başında gelir. Kimi zaman kaynak artıklarından, kimi zaman kesim tezgâhlarından çıkan parçalar; bazen de hat yenileme sırasında sökülen profil ve saclar hurda niteliği kazanır. Bu parçaların kaderi çöpe gitmek değildir; doğru yöntemlerle geri dönüşüm zincirine dahil olabilirler.
Tornacılar, kaynakçılar, sac işleme atölyeleri, hidrolik presler veya CNC tezgâhları çalıştığında çok sayıda atık ortaya çıkması doğaldır. Kesilen L profiller, fazlası alınan sac parçalar, yanmış elektrod kalıntıları, kesim hataları veya talaşlı imalat artıkları, görünürde önemsiz gibi dursa da çelik geri dönüşüm pazarında değerlidir. Özellikle karbon çeliği ve alaşımlı çelik türleri sanayi standartlarında sıkça kullanıldığı için geri dönüşüm zincirinin sürekli beslenen bir parçasına dönüşür.
Çeliğin avantajı, ergitildiğinde özelliklerini kaybetmemesidir. Bu nedenle hurdadan elde edilen çelik tekrar profil, sac, bağlantı elemanı veya üretim ekipmanı olarak geri dönebilir. Böylece kaynak verimliliği artar, ham madde ithalatı azalır ve enerji tüketimi düşer.
Birçok sanayi bölgesinde bu tür malzeme hareketi güçlüdür. Hatta bazı işletmelerde hurda metalin toplandığı özel alanlar bulunur ve belirli periyotlarda sahadan alınır. Bu noktada metal temin zincirinde farklı türde aktörler yer alır; örneğin hurda toplama işini sahadan yapan firmalar arasında hurdacı niteliğinde çalışan işletmeler bulunabilir.
Hurda çeliğin ekonomik karşılığı yalnızca ağırlığa bağlı değildir. Enerji tasarrufu, ham madde bağımlılığının azalması ve karbon ayak izinin düşmesi gibi dolaylı getiriler de vardır. Birincil çelik üretimi için cevher çıkarmak, işlemek ve taşıma zincirini işletmek hem maliyetlidir hem de çevresel açıdan ağırdır. Hurda çeliğin ergitilip yeniden işlenmesi ise bu maliyetleri ciddi biçimde düşürür.
Bu yüzden sanayi atıkları yalnızca “çöp” olarak değil, üretim döngüsünün başka bir evresine geçmeye hazır ham madde gibi görülmelidir. Atölyelerde biriken hurdaların ayrıştırılması, depolanması ve sahadan alınması bu yüzden önemlidir.
Organize sanayi bölgelerinde atık metal akışı oldukça düzenlidir. Üretim hacmi arttıkça hurda miktarı da artar. Bu durum lojistik açıdan avantaj üretir. Özellikle Marmara hattında yer alan sanayi akslarında hurda toplanması ve işlenmesi hızlıdır.
Bölgede faaliyet gösteren Gebze hurdacı benzeri işletmeler, sanayi kuruluşlarına yakın oldukları için daha düşük maliyetli taşıma ve daha hızlı dönüş süreleri sağlar. Bu durum, hem atölyeler için yer kazanımı hem de geri dönüşüm için ham madde akışı anlamına gelir.